kütüphaneler de olmasa…

alabatgirl

Ben şu hayatta en çok kütüphaneleri sevdim, ama “temiz ödev” yapmak için ansiklopedi bulmaya gitttiğimiz, asık suratlı görevlilerin çalıştığı, kitapların o görevlilerin arkasında ulaşılamaz bir yerde durduğu kütüphaneleri değil… Hatırladıkça daha da tuhafıma gidiyor yahu, kütüphane açıyorsun, kitapları elletmiyorsun, ancak izinle getirtiliyor kitaplar… Hani nerede rafların arasında kaybolma zevki, kitaptan kitaba atlama oyunu, yeni kitaplar keşfetme mutluluğu??? Benim tüm bunların tadını çıkarabilmem taaa üniversite yıllarıma rastlar (ki, üniversiteyi 8 senede bitirdiğim düşünülürse, bayağı bir tadını, hatta b..kunu çıkardığım da söylenebilir!!) Masalarında uyuyup uyanıp yeni kitap avlarına çıktığım huzur mekanıydı benim için kütüphane. Ah bir de yiyip içebilseydim içeride, daha ne isterdim! Bir ona izin vermiyorlardı işte!!

Bu yaban ellerinde de en sevdiğim yerler yine kütüphaneler oldu… Çocuk kütüphanesinin gerçekten ne demek olduğunu ise,  buraya gelince anladım ben. Çocuk kütüphanesi, çocukların ulaşabildiği, dokunabildiği, karıştırabildiği binlerce kitabın yanı sıra, oyuncaklar, rahat koltuklar, güler yüzlü çalışanlar demekmiş. Çok inanılmaz ama, kendileri de kitap okuyan, sorduğun her soruya cevap veren, sana yeni şeyler öneren, çocukları insan yerine koyarak onlarla konuşan çalışanlar demekmiş. Düzenli olarak çocuklar için etkinlikler düzenlemek, insanların buluşma, kaynaşma noktası olmak demekmiş.

1328030275608

1333137844333IMG_05731328030297434IMG_0576IMG_0577

Reklamlar

2 thoughts on “kütüphaneler de olmasa…

  1. Blogunuzu Bir Dolap Kitap’ın yazarlarından Yıldıray sayesinde gördüm ve sabahtan beri kendimi alamadım. Çok güzel anlatmışsınız. Benzer kitapları bulup okumuşuz kütüphaneden. Biz de Amerika’dayız 6 yıldır ve aynen sizin gibi kütüphanelerimizin müptelasıyız 🙂 Hatta ben burada Library and Information Science masterı yaptım ve stajımı Bloomington’da MCPL Children’s Department’ta yaptım. Aynen dediğiniz gibi, orada çalışan insanlar bu işi çok severek yapıyorlar ve devamlı okuyorlar. Çocuklara program yapmadan önce çocuk gibi heyecanlanabiliyorlar. Neyse çok uzattım, uzun süredir blog camiasından kopmuştum, sayenizde çok güzel zaman geçirdim :)) Ada’ya ve size kucak dolusu sevgiler…

    • Sevgili Evren (biraz sen’li konuşucam kusura bakmazsan:), çünkü ben de uzun zamandır senin blog’unu takip ediyordum, hatta fark ettiysen aşağıda senin link’in de var. Link’i koyduğumu sana haber vereyim istemiştim, ama blogunda dolaş dolaş bi türlü mail adresini bulamayınca kalmıştı öyle:)) Parantez çok uzadı, kapatıyorum)
      Çok kıskandım master’ını, peki konuyla ilgili bir şeyler yapabiliyor musun şu anda?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s