Bu Julia Donaldson başka Julia Donaldson… The Magic Paintbrush

magic-paintbrush

Yazar: Julia Donaldson

Çizer: Joel Stewart

Yayınevi: Macmillan Children’s Books, 2004

Konu: Yoksul bir köylü kızı olan Shen akşam yemeği için balık tutmaya gittiğinde yaşlı bir adam ona sihirli bir fırça verir, ama fırçayı sadece ihtiyacı olan yoksullar için kullanmasını, zenginler için hiçbir şey çizmemesini söyler. Shen’in sihirli fırçayla çizdiği her şey gerçeğe dönüşmektedir. Sihirli fırçanın ününü sonunda imparator da duyar, sonrası olaylar olaylar…

Çok alakasız bir yerinden dalacağım konuya: İntikam hikayeleri neden sevilir?

Acaba adaletin olmadığından bu kadar emin olduğumuz için mi intikam hikayeleri içimize su serpiyor? Gerçekte  mumla aradığımız için mi kurgu karakterler hak ettiklerine kavuşunca içimiz soğuyor?

Sizi bilmem ama sürekli haksızlık yapılıyor duygusuyla yaşamaktan, bu kadar haksızlık göz göre nasıl olabilir, yapanın yanına nasıl kâr kalabilir diye düşünmekten, bunca adaletsizliğin üzerine soğuk sular içmekten benim için şişti. Adalet denen aldatmacanın kimin yanında olduğundan daha bir emin olduktan, adına utanmadan adalet sarayı konan koca koca binaların nasıl hayatımızı kararttığını gördükten sonra sorsak mı kendimize, yoksa adalet gerçekten sadece mülkün mü temeli diye??

Öncesi de hiç parlak değildi tabii, ama sokağın ortasında yatan adamı gördüğüm o Ocak gününden sonra bir daha iflah olmadım ben.  O günden beri her şey daha bir dokunarak geçmeye başladı yanımdan. 2013 yazı binlerce kilometre ötede durduğum yerde duramaz hale getirirken beni, bütün bunları sünger gibi içine çeken çocuklarımızda nasıl etkileri olacak acaba? Haksızlığa uğrama  hissinin vücudumda fiziksel bir etkisi olduğuna derinden inanıyorum çünkü… Biz bile anlamlandıramazken çoğu şeyi bu yavrular n’apsın?

Buradan Julia Donaldson’a nasıl bağlayacaksın acaba diye sorduğunuzu duyar gibiyim, valla ben de bilemiyorum. Ama Julia Donaldson’un hikayelerinde güçsüz, zayıf görünenin, haksızlığa uğrayanın zekasını kullanarak işin içinden sıyrılması, adaletin sağlanması hiç de az görülen bir durum değil, işte tam da buradan bağlayacağım.. (Bkz. GruffaloTyrannosaurus Drip, What The Ladybug Heard, The Highway Rat)

Julia Donaldson bu sefer eski bir Çin halk öyküsünü almış, gene o oyuncaklı tatlı dilini kullanarak öyküyü bize yeniden anlatmış. Çizimler genelde o Julia Donaldson kitaplarında gördüğümüz Axel Scheffler’e ait değil bu kitapta. Joel Stewart bu eski halk masalını kendi sihirli fırçasıyla büyülü bir şekilde yansıtmış. (Tam da burada kanayan bir yaraya parmak basmadan geçemeyeceğim saygıdeğer kitapseverler, çocuk kitaplarının künyesinde neden bu çizimlerin nasıl, hangi teknikle yapıldığı belirtilmez?)

Öykünün orijinalinde kahramanın erkek olmasına ve sonunun daha sert biçimde bitmesine rağmen, Julia ablamız kahramanı kız çocuğuna dönüştürmüş ve son kısmı yumuşatmış. Böylece odaklanmamız gereken nokta da daha bir ortaya çıkıyor sanki. Yani sanatçının para, güç vs. uğruna vicdanından vazgeçmemesi, kalemini satmaması, zorbalara hak ettikleri dersi kendi olmaktan vazgeçmeden zekasıyla vermesi…

Evet, dünya adil bir yer değil, haksızlıklarla dolu. Ama umut da var, zeka da, neşe de… Çocuklarımıza bunları ilham veren kitapları okursak belki bize de bulaşır umut da, zeka da, neşe de…

Reklamlar