Ladybug Girl Serisi- Jacky Davis – David Soman

Yazan: Jacky Davis

Çizen: David Soman

Yayınevi: Dial

Ada’ya Göre: Ada şu anda 4 yaşında ve Uğur Böceği Kız en favori kahramanı. Bu serinin ilk kitabı olan Ladybug Girl’ü, şu anda ne yazık ki hatırlayamadığım bir blogdaki anti-seksist çocuk kitapları listesinden bulup kütüphaneden ödünç almıştım. Alış o alış… O günden beri elinden bırakmadığı için kütüphaneden serinin diğer kitaplarını da aldım. Ama korkarım kitapların süresi bitince paşa paşa serinin tüm kitaplarını satın almam gerekecek! Ada Uğur Böceği Kız’a bayılıyor! Onunla aynı yaş grubunda, kostümü güzel (aslında işin sırrının kostüm olduğunu düşünüyorum ben!), köpeği var, grubunun lideri olmaya oynuyor…

Ece’ye Göre: Prenses gibi takılmaması, pembe giymemesi, süper kahraman erkek olur klişesini kırması benim için artı puan. O yaşta bir çocuğun günlük hayatta karşısına çıkabilecek durumları, sorunları ve bunları çözümlemeye çalışmasını gösterdiği için bir artı daha veriyorum. Abisi ve arkadaşlarıyla oynamak isteyip küçük olduğu için oyuna alınmamak, parka gidip oynayacak arkadaş aramak, arkadaşıyla oyun konusunda anlaşamamak, denize girmek isteyip dalgalardan korkmak bu yaştaki bir çocuğa hayatı zehir edebilecek şeyler ne yazık ki…

Kitabın yazarı ve çizeri evli bir çift,  Ladybug Girl’ü ve sonrasında ortaya çıkan Bumblebee Boy’u kendi kızları ve oğullarından ilham alarak yaratmışlar. Serinin okuduğumuz kitaplarındaki durumların bize tanıdık gelmesi belki de bu yüzden. Şimdiye dek “LadyBug Girl“, “Ladybug Girl and the Bug Squad“, “Ladybug Girl and Bumblebee Boy” ve “Ladybug Girl Goes to the Beach” kitaplarını okuduk.  Serinin üç tane daha kitabı var (Ladybug Girl Dresses Up, Ladybug Girl Loves, Ladybug Girl Makes Friends), ancak bunlar birçok kişi tarafından fazla ticari olmakla eleştirilmiş, anladığım kadarıyla bu kitaplarda öykü anlatılmıyor, daha çok Uğur Böceği Kız çeşitli durumlarda gösteriliyor. Web sitesinde de bu kitaplar zaten toddler denen 1-3 yaş arası çocuklar için resimli kitaplar olarak tanıtılıyor.

Bu kitapları her gün sesli okumak, üstelik çoğu zaman Türkçe’ye çevirerek okumak zorunda kalan biri olarak konuşursam eğer, kitabın dilinin pek de akıcı olmadığını söylemem gerek. Bunun sadece benim çevirimle ilgili olduğunu düşünmüyorum, çünkü İngilizcesini okurken de aynı şeyleri hissediyorum. Ben cümleleri okurken Ada çoktan resme dalmış oluyor.

Bu serinin bu kadar popüler olmasında en büyük katkının çizimler olduğunu düşünüyorum, suluboya ile yapılmış çizimler çok canlı, çok renkli, sahneler çok ayrıntılı. Örneğin Ladybug Girl and Bumblebee Boy kitabındaki park sahnesine Ada uzun uzun bakıyor.

Seri bu kadar popüler olunca işlerin acaip ticarileştiğini de biliyoruz tabii… Ladybug Girl smart phone uygulamaları mı dersiniz, Cadılar bayramı kostümleri mi, oyuncakları mı… Ne ararsanız var..  Şanslıyız, çünkü bu kalabalık içinde sadece kitaplara odaklanabilecek bir ortamda yaşıyoruz. Kitapları Barnes & Noble’dan değil, kütüphaneden alıyoruz. Çünkü bu tür kitapçılarda çocuk kitapları bölümündeki  oyuncak dağlarını, pazarlama tuzaklarını aşmak için mangal gibi yürek gerek! (Kitapçıya yalnız gitmek veya internetten ısmarlamak çözüm olabilir.)

Reklamlar